Kemal Sunal’ın Daha Önce Duymadığınız Gerçeği

 Kemal Sunal’ın Daha Önce Duymadığınız Gerçeği
Okunuyor Kemal Sunal’ın Daha Önce Duymadığınız Gerçeği

Tam olarak 82 filmde rol alan, Türk sinemasının unutulmaz ismi Kemal Sunal aslında kimdir? İşte gönüllere taht kurmuş usta oyuncunun hayat hikayesi.

Yeşilçam’ın usta oyuncusu Kemal Sunal, birçok başarılı filmde rol almıştır. Günümüzde bile tazeliğini koruyan filmleriyle izleyenleri ilk günkü gibi güldüren başarılı oyuncu 10 Kasım 1944 tarihinde Malatya’ da dünyaya gelmiştir. Ancak doğum günü 11 Kasım’da kutlanmaktadır. Usta oyuncu bunun sebebini “Aslında 10 Kasım doğumluyum, Ama Atam’ın vefat ettiği günde doğum günü kutlayamam, sevinemem, gülemem. 11 Kasım doğum günümdür.” sözleriyle açıklamıştır.

Eğitim hayatına Mimar Sinan İlkokulu’nda başlayan Sunal, ardından Vefa Lisesi’nden mezun olmuştur. Yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nde yapmıştır. Gençlik yıllarında tiyatroya olan ilgisiyle felsefe öğretmeni Belkıs Bakır’ın dikkatini çekmişti. Bakır onu Kenter Tiyatrosu’na götürdü ve Müşfik Kenter ile tanıştırdı. Bu olay hayatının dönüm noktası oldu.

Komedi türünde rol aldığı filmlerden en popüler olan ‘Hababam Sınıfı’ serisinde ‘İnek Şaban’ karakteriyle akıllara kazınan usta oyuncu 1974’te evlenerek Ali ve Ezo Sunal adında iki çocuğu olmuştur.

Kemal Sunal Nasıl Öldü?

Yaşamı boyunca 82 filmde rol alan Sunal, 83. filmi Balalayka’nın çekimi için bindiği Trabzon uçağında kalkıştan hemen önce kalp krizi geçirerek 3 Temmuz 2020 tarihinde hayata veda etmiştir.

Olaydan sonra yapılan açıklamalarda Kemal Sunal’ın kalbi için yazları Almanya’ya gittiğini ve bunu herkesten gizli tuttuğu belirtilmiştir.

Balalayka filminin yönetmeni olan Ali Özgentürk’ün verdiği bir röportajda o gün yaşananları şu şekilde anlatıyor;

“Kendisi genelde uçaktan korkuyordu. Ben Batum’a arabayla gidelim dedim. Önce “Tamam” dedi. Sonra “Çok yoruluruz” diyerek vazgeçti. “Şoför alırız” dedim; “Başkasının sürdüğü arabadan korkarım” dedi. Sonunda “Sen uçakta yanıma oturursan gideriz” dedi. Bir yanına ben diğer yanına oğlu Ali oturmuştu. Uçak kalkana kadar tatlı tatlı konuştuk. Uçağın televizyonu güvenlik tedbirlerini anlatmaya başlamıştı. Ardından uçak ilerlemeye başlayınca konuşmamız durdu. Kemal korkuyor gibi görünmüyordu. Çok sakindi. Birden başı omzuma düştü. Ali oturduğu yerden kalkıverdi. Ben “Doktor yok mu?” diye bağırdım. Bayılmışım. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Beni uyuttular. Sonrasında öğrendim ki karısından da gizlemiş. Yazları arabayla Almanya’ya giderdi. Meğer bilinmesin diye Alman bir doktora gösteriyormuş kalbini her yıl. Bir sorun varmış kalbinde ama bende ne olduğunu tam bilmiyorum açıkçası.”

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın